ATATÜRKÇÜLÜK NE DEMEKTİR?

 

ATATÜRKÇÜLÜK demek milletin bağımsızlığı, milletin onuru demektir.

ATATÜRKÇÜLÜK kısaca tüm Dünya’ya TÜRKün gücünü gösteren bir kurtuluş savaşını başlatan ve sürdüren bir hareket ve bu hareketin öğretileridir. Bu konuda ATATÜRK’e kulak verelim:

– “Amacımız , milli sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir.”

ATATÜRKÇÜLÜK adına bugün bir sürü masal var karşımızda. Her kesim ATATÜRK adına konuşuyor. ATATÜRK adını kullanarak isteklerini sıralıyor. Ama ATATÜRKÇÜLÜĞÜ, “tam bağımsızlık” inancından ayırmanın ve çok yönlü uluslararası ipotekleri “ATATÜRKÇÜLÜK” adına savunmanın hiç olanağı yoktur. Kurtuluş Savaşı’na başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanakları tam bağımsızlık ve kayıtsız koşulsuz ulusal egemenlik!.. tir. Tam bağımsızlığı ne tarafa çekerseniz çekin özüne dönecektir. Ne uluslar arası korunma masallarının ardında AB yönünde, ne de komşuluk ilişkileri adı altında ikili anlaşmalar, ne de Dünya gidişatı adı altında Birleşmiş Milletler bu gerçeği değiştiremez. Başbuğumuzun bu konudaki ifadeleri çok açık ve nettir:

– “Tam bağımsızlık demek, elbette, siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamı ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. Biz, bunu sağlamadan ve elde etmeden başarıya ve esenliğe erişeceğimiz kanısında değiliz…”

İşte ATATÜRK budur, işte “ATATÜRKÇÜLÜK” budur…

Kurtuluş Savaşı, kökeninde “antiemperyalist” ve “antikapitalist” düşüncelerin kutsal harcını taşır:

– “Biz bu hakkımızı saklı tutmak, bağımsızlığımızı emin bulundurmak için genel kurulumuzca, ulusal kurulumuzca bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı kavga vermeyi uygun gören bir yolu izleyen insanlarız.”

Bu sözleri söyleyen ve her adımında ulusal bağımsızlığı, çağdaş ve ilerici bir dünya görüşü ile sağlayıp pekiştiren ATATÜRK’ü bazıları kurduğu cumhuriyet nedeni ile bugün içine itildiğimiz ekonomik tutsaklığın temeli gibi gösterenler vardır. Bu da ATATÜRK’ü kendi adına kullanmak isteyen bir başka görüşün şerefsizce saldırısıdır.

ATATÜRK’e ve ATATÜRKÇÜLÜĞE karşı yapılan saldırılar sinsicedir. Her gün ATATÜRK’ten kabuk söylemler ve eylemler ile bahsedenler ve ATATÜRK’ü totemleştirenler ile ATATÜRK’e alenen saldıranlar arasında kalan yeni nesil ATATÜRK nedir ve ATATÜRKÇÜLÜK nedir bilmiyorlar. ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜĞÜ yaratan koşulları bilmeden bunu bilmeleri de mümkün değildir.

ATATÜRKÇÜLÜK bağımsızlık demektir,
ATATÜRKÇÜLÜK milli onur demektir,
ATATÜRKÇÜLÜK devrimcilik demektir.

Kurtuluş Savaşımızın ve ulusal devrimlerimizin önderi Mustafa Kemal, bugünkü emperyalist ilişkileri daha o günden görmekteydi:

– “Karşılıklı güvenlik ve esenlik, bütün dünya uluslarının üzerinde titremesi gereken bir mutluluk ilkesidir. Ancak bu ilke bütün uluslar için gerçekleşmedikçe, genel bir barışma sağlamaktan çok, sömürülmek istenen birtakım uluslara karşı, bir takım güçlü ulusların yeni davranış ve ayrıcalıklar kazanmasını sağlamak niteliğinde görülse yeridir. Hele uluslararası silah alışverişinin, birtakım ulusların denetimi altında tutulmasını sağlayacak önlemlerin alınması bu kuşkuyu artırmaktadır… ”

Unutturulan, unutturulmak istenen ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK budur! Televizyon ekranlarında TÜRK halkına tanıtılmayan, anımsatılmayan sözler de işte bu sözlerdir:

– “Biz batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda batı emperyalistlerin güçleri ve bilinen her aracı ile TÜRK ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa hizmet ettiğimiz kanısındayız… “

ATATÜRK’ün bütün Dünya’ya seslendiği bu ilkeli ve ilerici düşünceler, ülkeyi Başbuğumuzdan sonra bu güzel ülkeyi yönettiğini sanan sözde politikacıların eliyle hançerlenmiştir. ATATÜRKÇÜLÜK gerçek hali ile değil, beylik anma törenleri, göstermelik resimleri ve heykelleri ile tanıtmak ve TÜRK Milletine ATATÜRKÇÜLÜK unutturulmak istenmiştir.

“Ezilen uluslar bir gün ezen ulusları yok edeceklerdir” diyen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, yeniden TÜRK Milletinin önderi ve bayrağı yapmak, biz ATATÜRKÇÜLERİN, biz TÜRK’lerin namus borçlarıdır.