Yeni Cevap 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çerkez Ayaklanmaları
08-09-2011, 04:38 AM
Mesaj: #1
Çerkez Ayaklanmaları
ÇERKEZ AYAKLANMALARI:

Milli Mücadelede gözardı edilen en önemli noktalardan biri Çerkez kökenli yurttaşların Osmanlı’dan ayrılmak ve bağımsız siyasi birlik kurma çabalarında bulunmalarıdır. Çerkezler kurtuluş savaşına büyük bölümleriyle karşı çıkmışlardır. Bazıları bunun saraya ve hilafet kurumuna bağlılıkları nedeni ile olduğunu öne sürseler de; hiç de böyle davranmamışlardır.
Aşağıdaki belge İzmit’ten Eskişehir’e, Yalova’dan Aydın’a kadar bölgelerde yaşayan 17 ayrı çerkez kabilesinin önderlerinin 24 ekim 1932 tarihinde Bağlaşık Devletler’e bir çerkez devleti kurmak için başvuru belgesidir. Osmanlı’dan ayrılıp Yunan himayesine girmek istediklerini istemeleri gerçekten kayda değer bir durumdur.
Bazı tarafsız kalan kabileler de olmuştur. Ya da Çerkez Ethem gibi milli mücadeleye katılanlar da olmuştur. Ancak şartlar tamamlanmış olsa idi Çerkez Ethem örneğinden görüleceği gibi sonucun ne olacağını tahmin etmek için çok düşünmek gerekmez.

ÇERKEZ MİLLETİNİN BÜYÜK DEVLETLERE, İNSANLIK VE MEDENİYET ALEMİNE GENEL BİLDİRGESİ*.
Halen Yunan askeri işgali altında bulunan Batı Anadolu, yani Balıkesir, Bandırma, Erdek, Gönen, Biga, Kirmastı, Mihaliç, Bursa, İnegöl, Yenişehir, Aydın, Manisa, İzmir, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar ile İzmit, Adapazarı, Hendek, Düzce, Bolu ve yöresi Çerkez ahalisinin, biz aşağıda imzaları bulunan yetkili temsilcileri ve Yunan Hükümetince onaylanan “Şarkı Karaip Çerkezleri Temini Hukuk Cemiyeti [Yakın Doğu Çerkezlerinin Hukukunu Sağlama Derneği] kurucuları Birinci Dünya Harbi sonunda büyük devletlerce kabul ve ilan edilen milliyet prensibi ile ortaya çıkan milli hukukuna dayanarak İzmir’de kongre halinde toplanarak hazırlık halindeki milletlerin hukukunu üzerine alan ve yenik devletlere kabul ettirmeyi taahhüt eden Büyük İtilaf Devletleri ve ortaklarıyle, özellikle Yunan Hükümetine Çerkezlerin sığındığını bildirerek milli isteklerinin yerine getirilmesini rica etti.
Anadolu’da bugün oturmakta bulunan Çerkezler, doğruya yakın bir hesapla iki milyon kadardır.
Çerkezler; dil, adetler, duygular ve uygarlık itibarıyle, milli geleneklerini korumuş ve devam edegelmişlerdir. Çünkü eski çağlar tarihinin Doğu’da ve Yunanistan’da kaydettiği uygarlıkların hepsinde (Kafkas ırkını doğurmuş) olan Çerkezler bir sebep unsuru olduğu gibi, çağımızın yüksek medeniyetini kuran beyaz ırkın ve “ari”lerin seçkin ailesinden oldukları İngiliz, Fransız, Alman, Rus ve Yunan tarihçilerinin tarihi eserleri ile saptanmıştır…
Bu hesaba göre Türkiye’ye göç eden iki Milyon Çerkez nüfusunun şimdiye kadar üç misli artarak altı milyona ulaşması gerekirken, üzülerek söylenebilir ki, bugün iki milyona yakın bulunmaktadır. Bunun nedenlerine gelince; Osmanlı Hükümetinin inkarı mümkün olmayan kötü idaresinin sonucu olarak çeşitli dert ve felaketlere kurban edilmek yüzünden Çerkezler, dört milyon nüfustan yoksun kalmışlardır.
Kaldı ki, 13 sene önce Meşrutiyet idaresinin ilanı üzerine, siyasi olgunluktan mahrum ve ancak TÜRKçülük ve Turancılık duyguları ile dolu olan ve tarihte misali görülmemiş bir surette diğer Osmanlı unsurlarını yıldırma politikası ile Türkleştirmek gibi bir yanlış politikayı izleyen TÜRK yöneticilerinin siyaseti, TÜRK olmayan bütün unsurların milliyetlerini ve yaşama güvenliklerini yok etmekle, Çerkezlerde de “yalnız korunma amacı” ile haklı bir şikayet ve perişan olma hissi uyandırmış, ve bunun sonucu olara Çerkezler bu devam edegelen zulümlerden kurtulmak amacı ile milli bir gaye takibine ve millicilerin açıkça Çerkez milletini mahva kalkışması dolayısıyla, onlarda silahla savunmaya ve çarpışmaya mecbur kalmışlardır.
Bu yüzden Çerkezler, binlerce değerli evladını ebediyen kaybetti. Malları ve hayvanları yağma edildi ve köyleri yakıldı. Netice itibarıyle Çerkezlik, telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi bakımdan, korkunç zarar ve kayıplara uğramış olmakla beraber, bu mücadelesinde sarsılmaz bir azimle sebat etmiş ve bugün de etmekte bulunmuşlardır.
Gerçi Çerkezler, gerek komutan ve gerekse er olarak Birinci Dünya Harbine katılmadılar değil; fakat, bu katılma diğer milletler gibi fiili, emeli, hissi olmaktan ziyade ister istemez ve kanun (zoruyla olmuş) idi. Mamafih, mütarekeden sonra Çerkezlerin az bir kısmı Anadolu ihtilalcilerine (tamamen yanlış bir his ile) katılmış ve bir nevi Mustafa Kemal’in hükümranlığını kurmaya yarayacak fiili harekatta bulunmuş iseler de Kemalistlerin insanlık dışı hareketlerini ve yanlış siyasetlerini onlarda yakından görüp anlayınca, geri dönülmesi büyük bir sakınca olmayacak kısa bir müddet içinde Çerkezlik emelleri yolun, pişmanlık duyarak bundan geri dönmüşlerdir.
Özellikle Çerkezler, halifelik makamına manevi bakımdan bağlı kaldıkları halde, Bab-ı Ali’nin Kemalistlerle birleştiğini ve bunca fedakarlığına rağmen Çerkezliği tamamen ihmal ettiğini saklamaya lüzum görmedikten sonra Çerkezlik, haklı ve tabii ve kararla, kendisine kurtuluş vadeden ve bunu işgal bölgesinde fiilen ispat eden Yunan ordusuna katılmayı, milli ve hayati çıkarlarından saymıştır. (Nitekim daha önce soylu Arnavut ve arap milletlerinin de Türklerden ayrılmakla yabancı kurtarıcılara aynı sebepler ve kaygılar ile eğilim gösterip katıldıklarına şüphe yoktur.) Bundan sonra, birbuçuk sene devam eden mücadele esnasında Çerkezler; Müslüman olan ve olmayan binlerce suçsuz insanı Millicilerin kıyımından kurtarması itibarıyle belirtmeye ve övülmeye değer hizmetlerde bulunmuşlardır.
Yunan hükümeti, taşıdığı milletler arası insanlık ve uygarlık nitelikleri gereği olarak din farkını göz önüne almaksızın, ermeni ve bilhassa rum göçmenleri ile eşit olarak ve belki fazlası ile Çerkez göçmenleri ve mültecileri hakkında ilgi göstererek, onların iaşelerini ve yerleşmelerini en iyi bir şekilde sağlamıştır.
Yunan hükümetinin Anadolu’ya ayak bastığı tarihten itibaren, askeri işgal sahasına giren bölgelerde oturan Çerkez ahalisine Kemalistlerin zulüm ve baskı yapmaları üzerine sığınanlara, harp ederek esir aldığı millettaşlarımıza, diğerlerinden farklı olarak yakınlık ve hüsnü kabul göstermesi, iyi davranması, itimat etmesi ve kayırması bilhassa minnet ve şükranla anmaya ve belirtmeye değer.
Bundan dolayı, bu gönül okşayıcı ve içten davranış, Çerkezlerin Anadolu’da uygarlık yeteneklerine sahip ve kurtarılmaya layık bir millet olduğu ve Anadolu’da Rumlarla Çerkezlerin karşılıklı olarak hayati menfaatlerinin ve siyasi haklarının eşit olarak korunması gerektiği inancından dolayı olduğunu, Çerkezler kuvvetle ümit eder ve dilerler:
(Konuyu) ayrıntılı sunmaktan amaç:
a. Milli çehremizi göstermek,
b. Anadolu’da uygar milletlerin dikkat nazarını çekmeye layık bir Çerkez milletinin yaşadığını bildirmek,
c. (300 seneden beri sürekli olarak egemen olan kötü idare yüzünden yıkılış vadisine yuvarlanan, asri ve medeni bir idare kurmak kabiliyetinden yoksun içten ve dıştan yakın doğuda ve dolayısıyle Avrupada, bir karışıklık ve harp kaynağı olan Osmanlı hükümeti ve meşrutiyetin ilanı ile onun yerine geçerek Osmanlılığın çökmesine neden olan aşırı TÜRKçülerin uğursuz siyaseti, Anadolu sahasında Türkten gayrı bir milletin hayat hakkını tanımamakta direndiği, medeniyet alemince inkarı kabil olmayan bir hakikat olduğundan) bundan böyle Çerkezlerin yakın doğuda Türklerin uğursuz yönetiminden kurtulmasıyle Yunan himayesi altında bir barış ve esenlik unsuru olarak yaşamaları sebeplerinin sağlanması arzusunu göstermek ve dilemekten ibarettir.

Bundan dolayı, büyük itilaf devletleri ve ortaklarınca milli olan aşağıdaki isteklerimizin kabulünü ve desteklenmesini kongremiz rica ve hemen harekete geçilmesini sabırsızlıkla beklediğini soylu kişiliklerine sunmakla şeref duyar.

1. Devletler arasında kabul ve ilan edilip eski sulh antlaşmalarına konduğu gibi, gelecekteki yakın doğu sulhuna da konması kuvvetle umulan azınlık halindeki milletlerin hakları ve siyasi çıkarlarını temin ve tatmin edecek olan madde hükümlerinin bütün Çerkezleri de kapsamına alması.
2. Çerkez milleti, Anadolu’da her bakımdan kendisi ile aynı durumda ve karşılıklı menfaatlerle bağlı bulunduğu rum unsuru ile eşit haklar çerçevesinde kader birliğine istekli bulunduğundan dolayı, milli ilerleme ve gelişmesini kendisinde kuvvetle ümit ettiği uygar yunan hükümetinin fiili himayesi altına sokulması.
3. Çerkez milletinin önce halife ve Bab-ı Ali’nin ve sonra milli ve hayati çıkarlarının sevki ile giriştiği bu mücadele yüzünden uğradığı bütün zarar ve ziyanlarının barış yapacak taraflardan biri olan TÜRK hükümetine ödetilmesinin sağlanması.
4. Barış konferansında yukarıdaki milli isteklerimize karşı çıkıldığında, delilleri göstermek, inandırıcı açıklamayı yapmak ve gerekli savunmada bulunmak üzere, yüksek konferans meclisince yetkili temsilcilerimizin davet buyurulması.

Bundan dolayı yukarıda açıklanan, kabulü ve desteklenmesi hususunda medeni yardım ve desteği birinci olarak Büyük İtilaf Devletlerinde; ikinci olarak, Yunan devletinden; üçüncü olarak insanlık ve medeniyet aleminden rica ettiğini ve beklediğini ve bundan böyle milli emellerinin meydana gelmesine hizmet edecek siyasi ve sosyal teşkilatı yapmak, Çerkezlerin gelenekleri ve milli, dini ve medeni ihtiyaçları çerçevesi içinde sağlamak; ilerleme ve gelişmesi esaslarını düşünmek ve hazırlamak; hükümetler ve yüksek meclislerle bağlantı kurarak gerektiğinde yetkili temsilciler göndermek ve siyasi girişimleri yapmak, lüzumlu evrakın düzenlenmesine ve imzasına ve milli haklarının dayandığı işerin ve hususların izlenmesine ve sonuçlandırılmasına kongremiz kendi azası arasından ayırıp seçtiği daimi yürütme kurulunu teşkil eden ve daha önce Yunan hükümetince resmen tanınmış olan ”Şark-ı Karib Çerkezleri Temini Hukuk Cemiyeti” ni vekil yaparak toplantısına son verdiğini, sunma vesilesi ile yüksek saygılarını takdim eyler. Yardım Allah’tan. 24 Ekim 1921.

[19 yöreden 17 ayrı kabilenin önderlerinin isim ve imzası.]



* “Çerkes Milletinin Düveli Muazzama ve Alemi İnsaniyet ve Medeniyete Umumi Beyannamesi” İzmir, 1337 (1921) (Gn. Kurmay Harp Tarihi Bşk.lığı Kütüphanesi.); Gn.Kurm. Harp Dairesi, TÜRK İstiklal Harbi VI. Cilt, İstiklal Harbinde Ayaklanmalar, Ankara 1974. Ek. 7., s.318
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar):
1 Ziyaretçi

En Üste Dönİçeriğe Dön